Piyasada Satılan Sütlerde Kanser Riski Var mı?

Bir süredir gündemde olan kanserli süt iddiasına Tarım ve Köy İşleri Bakanı Mehdi Eker cevap verdi. Sütlerde antibiyotik kalıntısı bulunduğu iddiası ortalığı karıştırdı.

sutlerde antibiyotik var mi

İddialara son noktayı gıda tarım ve hayvancılık bakanı mehdi eker koydu eker sütte kanserojen iddiasına sert tepki gösterdi.

Bu tür haberlerin dikkat çekilmek için yapıldığını belirtti. Bakan kendi sözlerinin çarpıtıldığını belirtti. Firmalardan süt örnekleri alınıyor ve bunlardan nadir olarak 1-2 tanesinden az miktarda kalıntı olduğunu söyledi. Bu tür firmalara da ceza kesiliyor.

Ürettiği sütlerde antibiyotik kalıntısına rastlanan firmalara 10 bin TL ceza veriliyor.

17 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Reflü Zımba Tedavisi | Kesin Çözüm

Gelişen teknoloji çağımızın hastalığı reflüye de çözüm buldu. Üstelik bıçak altına yatmadan tedavi olabiliyorsunuz.

Türkiye’de nüfusun yüzde 30′u reflü hastalığı ile karşı karşıya. Yaş ve sınır tanımayan bir hastalık. Reflü, midedeki asitlerin boğazdan gırtlağa doğru yukarı çıkmasından dolayı oluşan bir rahatsızlıktır. Bu asit boğazda ve gırtlakta yanmalara sebebiyet vermektedir.

Bu rahatsızlık günümüzde birçok kişinin hayat kalitesini düşürmektedir. Bugüne kadar birçok tedavi yöntemi uygulanıyordu. Teknolojinin en son ürünü de reflüye çare buldu. tedaviniz kansız ve neştersiz…

Reflü Neden Olur?

reflu zimba tedavisi kesim cozum

Amerika’da 5 yıldır uygulanıyor, Türkiye’de henüz yeni bir tedavi yöntemi. Tedavide titanyumdan yapılan, gözle zor görülebilen bir ZIMBA kullanılıyor.

Mide ile yemek borusu arasındaki bağlantıyı sağlayan ve aynı zamanda görevini getirme konusunda zayıflamasından dolayı reflüye sebebiyet veren kapağın bu zımbalarla dikilmesiyle tedavi gerçekleşiyor. Organizmaya zarar vermeyen, magnetik özelliği olmayan bu dikişler, endoskop ile de zor görülecek kadar küçük.

Bu minik tel zımbalar mide asitlerinin yemek borusuna geçişini engelliyor. Uygulama 45 dakika sürüyor ve genel anestezi altına yapılıyor. Reflü olan yer zımbalanarak mide kapağı uygun genişliğine getiriliyor.

Bu tedaviye muhtaç kalmamak veya tedaviden sonra tekrarlamasını engellemek için yapmanız gerekenler var:

  • Öncelikle kilo almamak gerekiyor.
  • Hayvansal gıdalardan, yağdan, şekerden, asitli içeceklerden uzak durmak çok önemli. Reflü hastaları için beslenme önerileri
  • Bir de yemekten en az 3 saat sonra uyumak gerekiyor.

Tedavinin 45 dakikada tamamlandığını söylemiştik. Daha da iyi haber, 20 saat sonra işinizin başına dönebiliyorsunuz, reflüden kurtulmuş olarak…

16 Ocak 2012
Okunma
bosluk

Kapalı Alanlarda Nargile Yasak | Nargile Kafelerle İlgili Yasa

Nargile Kafe sahipleri düşünceli, çünkü kapalı alanlarda nargile içmek sigara gibi yasaklanıyor.

Yasaklar bununla da sınırlı değil. Nargile kafelerde nargilenin ismi, logosu kullanılamayacak.

İstanbul Tophane’de birçok nargile kafe var. Bunların isimleri hep “Nargile Kafe” olarak geçiyor. Eğer teklif yasalaşırsa hepsi isimlerini değiştirmek zorunda ve nargile işini bırakmak zorunda.

Kafelerin menüsünde de nargile bulunamayacak. Müşteriler eğer nargile içmek istiyorsa kafenin açık bölmesinde nargilesini içebilecek.

nargile icmek yasak

Sigaraların üzerindeki uyarı yazılarını bilirsiniz. Aynı şekilde nargilelerin üzerine de sağlığa zararlıdır şeklinde uyarılar yazılacak.

Nargile şişesinin üzerine sadece küçük bir yazmak da yeterli değil. Neredeyse tamamının “sağlığa zararlıdır” şeklinde yazılar ve resimlerle kapatılması gerekecek.

Eğer teklif bu haliyle yasalaşırsa yasaya uymayan işletme sahiplerine 50-250 bin TL arasında para cezası verilecek.

10 Ocak 2012
Okunma
bosluk

2012 Genel Sağlık Sigortası Başvurusu | Yeni Yeşilkart 60 C1 Nedir?

Yeşil kart yeni yıldan itibaren tarih oluyor. Yerine genel sağlık sigortası geliyor. Yani Genel Sağlık Sigortası artık yeşil kartlıları da kapsayacak. SGK’nın yapısı da yenilendi.

Sosyal Güvenlik Kurumunda 9 milyon 100 bin yeşil kartlıyı ilgilendiren bir toplantı yapıldı. Sigortası ve yeşil kartı olmayan 1 milyon 700 bin kişiye çağrı yapıldı. 1 ay içinde sosyal güvenlik kurumuna başvurmaları gerekiyor. Aksi takdirde sosyal güvenlik hizmetlerinden yararlanmak için 200 TL prim ödemek zorunda kalacaklar.

Artık yeşil karta 60 C1 denilecek.

1 Ocak 2012′de yürürlüğe girecek olan yeni sistem asgari ücrete endeksli. Geliri asgari ücretin 3′te 1′i ile asgari ücret arasında olanlar aylık 33 TL, asgari ücretle asgari ücretin 2 katı arasında olanlar 100 TL, asgari ücretin 2 katından fazla olanlar da 200 TL prim ödeyecek. Aylık geliri asgari ücretin 3′te 1′inden yani 225 TL’den az olanların sağlık primleri devlet tarafıdan ödenecek.

Yeni sistemden yararlanmak isteyenlerin kredi kartı harcamaları, elektrik-su giderleri, banka hesapları kontrol edilecek. SGKh böylece gerçek ihtiyaç sahiplerini belirleyecek.

Yeşil Kart’lı, Genel Sağlık Sigortalı olacak. Sadece Sağlık Bakanlığına bağlı olan hastaneler değil, özel hastanelerde de tedavi olabilecekler. Sisteme kayıtlı olmayan 1 milyon 700 bin kişi var. Bu kişilerin de 1 ocaktan itibaren sisteme kayıt yaptırmaları gerekiyor. Eğer kayıt yaptırmazlarsa sağlık hizmetlerinden yaptıramayacaksınız.

27 Aralık 2011
Okunma
bosluk

Vücudumuzun Günlük Su İhtiyacı Ne Kadar | Fazla Su Zararlı Mı?

Vücudumuzun Günlük Su İhtiyacını Nasıl Sağlamalıyız
Herkesin vurgulayarak söylediği günde 2 litre su içmeniz sağlık açısından gereklidir sözü maalesef yanlış anlaşılıyor.Sırf bu söz yüzünden insanlarda hurafe gibi ellerinde birer şişe su ile heryerde dolaşıyor.Su içesi olsa da olmasa da böylece sağlıklı olcağını düşünerek günlük 2 litre su içmek için kendini zorluyor.

Mutlaka insan vücudunun suya ihtiyacı vardır ancak bunu günde 2 litre sadece su içerek yerine getirmemeliyiz.Belki bir meyve suyu içeriz,belki çay içeriz,sulu birşeyler yeriz…Yemeklerin çoğu zaten sulu.Vüdumuz için gerekli suyu bu yollardan da sağlayabiliriz.İllaki su ihtiyacımız olmadığı halde su içmek için kendimizi zorlamamalıyız.

Unutmamalıyız ki fazla su da vücudumuza yarardan çok zarar getirecektir.Kanımızda belli miktarda tuz bulunma zorundadır.Biz aşırı su içerek bu tuz derişimini azaltmamalıyız.Gerektiği kadar kendimizi susuz hissettiğimiz yerlerde içemeliyiz.
Bildiğim kadarıyla sizlerle paylaştım hepinize sağlıklı günler…

24 Aralık 2011
Okunma
bosluk

Doğurganlığı Artıran Besinler | Hamile Kalmak İsteyen Kadınlar Ne Yemelidir?

hamileyken-alinan-kilolar-bebegi-etkiliyorAnne ve baba adayları neleri tüketmeli, nelerden uzak kalmalı.

Öncelikle dengeli bir beslenme çok önemli. Sigara dumanları, egzoz gazları, bilgisayardan ve cep telefonundan maruz kalınan radyasyon… bu faktörler doğurganlığı azaltıyor. Ancak hamilelik öncesinde tüketeceğiniz besinler doğurganlığın artmasında önemli.

Örneğin günde 400 mikrogram folik aside gebelik planlamadan 3 ay önce başlamakta fayda var. Günde 10 adet fındık yediğinizde sağlıklı bir gebelik için gerekli omega 3 miktarını elde ediyorsunuz. Brokoli ve roka da yine omega 3 elde edebileceğiniz besinlerdir.

Hamile kalmak isteyen kadınlar bol bol roka, marul, ıspanak gibi yeşil yapraklı tüm sebze ve tahılları tüketmeli. B vitamini açısından zengin baklagiller de tüketilmelidir.

Süt, yumurta ve et ise bu dönemde olmazsa olmazlardan. Bu besinler demir ve B vitaminleri açısından zengindir.

Anne adayları da baba adayları da vitamin kullanmalı. Anne baba adaylarına doktorlar tarafından bazı aminoasitlerin alınması öneriliyor. Örneğin arginin adı verilen aminoasit spermin haraketinde bazı faydalar sağlayabilir.

Önemli bir nokta da anne ve baba adaylarının gebelik öncesi sigarayı bırakmalıdırlar.

20 Aralık 2011
Okunma
bosluk

Meme Kanserini Önleyen Aşı | 2013

Tıp dünyası ölümcül bir kanser türüne karşı daha zafer kazanmak üzere. Rahim ağzı kanserinini ardından kadınların korkulu rüyası meme kanserine de aşı bulundu.

Georgia Üniversitesinde geliştirilen aşı şimdilik sadece farelerde denendi ama şaşırtıcı bir başarı sağlandı. Karbonhidrat bazlı aşı bağışıklık sisteminin en büyük silahları olan B hücrelerinin, T hücrelerini üreten proteinlerin ve sitokin adı verilen antikorların üretimini 100 kat arttırdı.

Meme Kanserini Önleyen Aşı  2013

Bağışıklık sistemini tetikleyen ve yönlendiren aşı sayesinde antikorlar kanserli hücreleri tanıyıp onları sağlıklı hücrelerden ayırt etti ve doğrudan hastalıklı hücrelere saldırdı. Bu sayede tümörler yok oldu.

Metabolizma aşı sayesinde kanserle savaşmayı öğrendiğinden yeni tümör oluşumu da engellendi.

Georgia Üniversitesi’ndeki araştırma ekibi bu yeni aşıyı şimdi insan hücreleri üzerinde denemeye hazırlanıyor. İnsanlar üzerindeki laboratuvar çalışmaları 2013‘te başlayacak. Eğer insan deneyleri de farelerdeki gibi sonuç verirse meme kanseri tarihe karışacak.

16 Aralık 2011
Okunma
bosluk

Batık Tırnak Teli | Tırnak Batmasına Telli Çözüm

Ayak tırnağındaki batmalardan bahsedeğiz bu yazımızda. Özellikle şeker hastaları bu konuda büyük sorunlar yaşıyor.
Ayak tırnağındaki batmayla ilgili yeni bir tedavi yöntemi var. Tedavide daha az ağrı oluyor ve hızlanıyor.

Batık tırnaklara uygulanan Ortodontik tel tedavisi ile tırnakları çekmeye gerek kalmıyor. Ortodonti tedavisi ayrıca yıllardan beri düzgün sıralanmayan dişlerin düzeltilmesinde de kullanıyor.

Batık tırnağa uygulanan ortodonti tedavisi (tel tedavisi) ile batık tırnağın ete olan teması kesiliyor ve tırnağın böylece açılması sağlanıyor.

Tırnakların yanlardan kesilmemesi gerekiyor. Sağlıklı bir tırnak bile durduk yere batma olasılığı bu durumda daha da yükseliyor.

Tırnakların deformasyonunu sağlayan pek çok hastalık var. Şeker hastalığı, sistemi hastalıklar… Ancak hiçbir sebep olmaksızın yaşa bağlı olarak da tırnaklarda bozulmalar ve batmalar oluşabilir.

Ortopedi ve Travmatoloji Uzmanı Opr. Dr. Halil Doğruel bu konuda yaptığı açıklamalarda ayak bakımının çok önemli olduğunu belirtiyor. Tırnağı tel takıp havalandırdığımız zaman o tırnak oradan uzaklaştırılmış oluyor. Bu durumda batık tırnak bölgesine herhangi bir cerrahi müdahaleye gerek kalmıyor.

10 Aralık 2011
Okunma
bosluk

Çocukluk Çağı Obezitesi ve Korunma Yolları, Neler Yapılmalı?

çocukluk çağı obezitesiObezite dünya sağlığını tehdit eden en önemli hastalık.
Yalnızca Türkiye’de okul çağındaki çocukları %15′i obez. Bir o kadarı da obez olma yolunda.

Peki çocukları obeziteden nasıl koruruz ya da nasıl koruruz.
Obezite bir hastalık, artık bu tüm dünyada kabul edildi. Özellikle de çocukluk çağı obezitesi.

Çocukluk yaşlarındaki obezite, hem gelişmiş ülkelerde hem de gelişmekte olan ülkelerde bir salgın hastalık niteliği taşımaktadır.

Çocukluk yaşlarında karşılaşılan obeziteleri az gelişmiş ya da gelişmekte olan ülkelerde sosyo-ekonomik düzeyi yüksek ailelerde görülüyor.
Gelişmiş ülkelerde ise bunu tam tersi. Sosyo-ekonomik durumu düşük ailelerde daha sık rastlanıyor.

Genel olarak şehirlerde yaşayan ve okul yaş grubundaki çocuklara bakarsak yüzde 12-15′inde obezite gelişmiş durumda.

Çocukluk Çağı Obeziteleriyle Nasıl Başa Çıkılır?

İlk kural sağlıklı beslenmek, ama bu yalnızca çocuk düzeyinde kalmamalı. Aile olarak sağlıklı beslenmek gerekiyor.

Mutlaka hareketli olmak gerekiyor, hareket etmek için her fırsatı değerlendirmelisiniz.

Daha az televizyon seyretmek ve ekranlar karşısında daha az bulunmak gerekiyor. Bu ekranlar bilgisayar, televizyon, video oyun vb.

Obez hastaları çocuklar olunca uzmanlar iştah kesici ilaç yazmaktan kaçınıyor. Bunun yerine eğitmek gerekiyor.

Yeni açılışı yapılan, “Çocuk Obezite Enstitüsü”nde de bunlar amaçlanıyor.

6-12, 13-18 yaş gruplarına yönelik tedavi programları var. Her tedevi programı da ortalama, 8-12 hafta sürüyor.

6 Aralık 2011
Okunma
bosluk
Bilim Son Yazılar FriendFeed

TEKNOBOOK'U BEĞENENLER

YOK BÖYLE DANS ŞARKILARI

Yazı Arşivi

Vtunnel Kocaeli Cengiz Topel Havaalanı Acunn Var Mısın Yok Musun