İşte Türkiye’nin büyük sorunlarından birisi. Hem de en önemli konulardan biri olan sağlık alanında. İnsan sağlığı hiçe sayılıyor.
Satışı Çin’de yasaklanan kalp stentleri nasıl oluyorsa Türkiye’ye kolayca giriyor ve satılıyor.
Türkiye’ye ürün satmak için aranan CE (Conformite Europeenne-European Conformity) belgesini almak azcık paraya bakıyor ki bu belgeyi parayı bastırana veriyorlar. Sonuçta da böyle önüne geçilmez bir durum geliyor.
Sorunun kaynağı olan bu belgenin verildiği yerlerin denetlenmesi en önemli konudur bence.
Çinli yetkililer ‘Bizde satma da git nereye satarsan sat’ diyormuş.
Türkiye’de aynı konumda olan birçok ürün bulunuyor. Şu anda mahkemesi görülen bir Çin markası ürünler var Türkiye’de.
Akrilamid, endüstride sık olarak kullanılan, sinirler üzerinde, üreme sistemi üzerinde toksik etkiye neden olan ve kansere de neden olabilen bir kimyasal maddedir.
Akrilamid polimeri su arıtma işlemlerinde, kağıt üretiminde, organik kimyasalların üretiminde, biyokimya, moleküler biyoloji ve biyoteknoloji gibi birçok araştırma laboratuvarlarında protein ayırma tekniklerinden biri olan elektroforez işleminde kullanılmaktadır.
Birçok kişiyi ilgilendirecek olan sigara dumanının da bileşenlerinde bile vardır.
Akrilamid maddesi gıdalarda kızartma ve fırınlama sonucunda meydana geliyor ve yediğimiz gıdalar üzerinde gözle görülemiyor. Sadece kimyasal yöntemlerle varlığı tespit ediliyor.
Pankreas kanser riskini 2 kat artırma, kas hareketlerindeki düzensizliklere sebep olma, iskelet kası güçsüzlükleri ve hissizliklere neden olma gibi zararları tespit edilmiştir.
Bu riskten korunmak için bu maddeyi içeren gıdalardan az tüketmek gerekiyor.
Araştırma: Pamukkale Üniversitesi Biyoloji Bölümü
Doula: “Doğum Koçu”
Doğum koçları doğum süreci boyunca anne adayının yanında olur ve ona destek olmaya çalışır. Masaj yapar, daha rahat edeceği farklı pozisyonlar almasına yardımcı olur.
Araştırma sonuçları, Doğum Koçları (DOULA) ile doğuma giren kadınların daha kolay doğum yaptıklarını gösteriyor.
Birçok avrupa ülkesinde yaygın olarak doğum koçlarına başvuruluyor. Türkiye’de ise pek bilinen birşey değil.
Türkiye’de zaten az sayıda doula var ve birçoğu da yabancılardan oluşuyor. Doula eğitimleri de yurdışında yabancı dille yapılıyor.
Yüksek tansiyon bir virüsten dolayı mı oluyor?
Çin’in başkenti Pekin’deki Çaoyang Hastanesinden bilimadamlarının yaptığı araştırma, uçuk virüsüyle bağlantılı CMV (sitomegalovirüs) adı verilen virüsün yüksek tansiyona neden olabileceği yönünde bir ilişki tespit etti.
Eğer virüs ve yüksek tansiyon arasında kesin bir ilişki olduğu kesin tespit edilirse Yüksek Tansiyon için yeni tedaviler de geliştirilebilir. Örneğin yüksek tansiyon aşısı gibi.
Ramazan Ayı uzun ve sıcak yaz günlerine geldiğinden en büyük sıkıntı susuzluk oluyor. Ne kadar su içerseniz için vücut yine bu sıcak havalarda kaybediyor ve susuzlukla başbaşa kalıyorsunuz.
Saf hindistan cevizi suyu içerisinde pek çok elektrolit içerir. Bunların en önemlisi terleme esnasında kaybettiğimiz sodyumdur. Satılan meyve sularındaki sodyum miktarı saf hindistan cevizi suyunda bulunan miktardan çok daha azdır.
Hindistan cevizi suyunda 30 mg sodrum ve 15 gr kardonhidrat bulunuyor.
Hindistan cevizi suyu susamayı azaltıcı bir içecek özelliği gösteriyor.
Oruç tutarken daha az susamak için, sahurda öğününüze bir bardak da hindistan cevizi suyunu deneyebilirsiniz.
El veya ayak üşümesi denilince ilk akla gelen sebep kansızlıktır. Sebebi kansızlık olabileceği gibi başka sebepleri de olabilir.Üşüme damarların kasılmasıyla gerçekleşir. Bu nedenle birçok damar hastalığı, romatolojik hastalıklar, yaşlanma üşümeye sebep olabilir.
Tiroid yetmezliği (hipotiroidi), yemek sonrası kan şekeri düşüklüğü (hipoglisemi) de üşüme yapan nedenler arasındadır.
Ayak üşümesinin nedenleri arasında yüksek ve düşük tansiyon vardır. İki durumda da ayak üşümesi oluşabilir. Yüksek tansiyon tedavisi için kullanılan bitkiler: Limon, maydanoz, çilek, kabak, kimyon, zeytin, meyankökü, pirinç. Düşük tansiyonda da tuzlu ayran tüketilebilir.
Kansızlığınız varsa bunu kendi kendinize bitkilerle çözmeye çalışmayın. Bunun için doktora gitmelisiniz.
Çam Çırası Suyu kan şekerini düzenler mi?Kahramanmaraş’ta iki lise öğrencisi bu konuda bir TÜBİTAK projesi hazırladı ve Çam çırası suyunun, kan şekerinin düzenlenmesinde faydalı olduğunu tespit etti.
Öğrenciler, farklı diyabet hastalarıyla yaptıkları görüşmelerde kan şekerini düzenlemek için ilaç kullanmak yerine çam çırası suyu kullandıklarını ve yaptıkları bilimsel çalışmayla da bunun gerçekten işe yaradığını ispatladıklarını belirtti.
Dünya genelinde 300 milyona yakın diyabet hastası var. Halk arasında bazı hastalar çam şırası suyunu kullanıyor ve kendilerine iyi geldiğini söylüyorlar.
Fırat Üniversitesi Fen Edebiyat Fakültesi Biyoloji Bölümünde konusunda deney hayvanları üzerinde bu konuda bazı çalışmalar yapıldı ve sonucunda çam çırası suyunun diyabet hastası olan deney hayvanlarında insülinle aynı etkiyi yaptığı görüldü. Ayrıca, çam çırası suyu kullanılan deney hayvanlarında diğer şeker hastalarında görülen doku yağlanmasında da azalmalara neden olduğu görüldü.
Deney hayvanları üzerinde yaptıkları birinci deneyde, kan şekerinin düşmediği gözlemlendi. Birinci deneyin ardından 2. grup denemede diyabet oluşturulan deneklerin içme sularına çıra parçaları ilave edildi ve bu 6 hafta devam etti.
Her hafta alınan kan örneklerinde kan şekeri ölçümlerinde kontrol diyabet grubuna göre çıra verilen diyabet grubunun kan şekeri seviyesinde belirgin bir düzelme olduğu gözlendi. Sonraki haftalarda şeker düzeylerinin düzenli olduğu görüldü. Elde edilen bu deney sonucuna göre herhangi bir zararı olmayan çıra ve benzeri bitkisel materyaller üzerinde diyabetle ilgili daha ileri noktalarda araştırmalar yapılması bekleniyor.
Kolanın içinde alkol olduğuna yönelik bazı iddialar vardı. Şimdi de kolanın kansere neden olduğu söylentileri var. ABD’de yaptırılan analizlerde, kolaya koyu rengi veren karamel maddesinin kansere yol açtığı ortaya çıktı.Kola üretiminde yaygın olarak kullanılan, kimyasal olarak yoğunlaştırılmış bazı karamel gıda boyalarının kansere neden olabileceği ve yasaklanması gerektiği öne sürüldü.
ABD’li tüketici hakları grubu Kamu Yararına Bilim Merkezi (Center for Science in the Public Interest CSPI) tarafından yapılan açıklamada, saf karamelin eritilmiş şekerden yapıldığı, ancak gıda boyamada kullanılan iki diğer türün kimyasal amonyak içerdiği ve hayvanlar üzerinde yapılan deneyler sonucunda çeşitli kanser türlerine neden olan bileşimler ürettiği belirtildi.
Coca Cola ise kullandığı karamelin kansere neden olmadığını belirtti. Şirket açıklamasında, kendi ürettikleri koladaki renklendirmenin pişerken ‘kararma reaksiyonu’ ile oluştuğunu ve bunun çeşitli yiyecek ve içeceklerde de bulunduğunu belirtti.
Bir yandan da gıdalarda kullanılan karamelin insanlar üzerinde kanser şeklinde bir kanıt olmadığı ve bunun “Kola Tüketimini Azaltmak” için söylenen birşey olduğu haberleri var.
Genç bile olsanız yaşamın stresinin üzerinizdeki etkisi olarak gözaltı torbalarınız oluşabilir. Bu durum sizi yaşlı ve çökmüş olarak gösterir. Paranız varsa estetik yaptırabilirsiniz. İşe yaraması muhtemel bazı bitkisel yöntemler de mevcut:
1-FINDIK YAPRAĞI
2 çay bardağı suyu kaynatın ve ocaktan alıp içine 2 yemek kaşığı fındık yaprağı döküp demlemeye bırakın. Demlenen suyu süzün ve sıcaklığı gittikten sonra buzdolabına kaldırıp soğutun. Bu soğumuş olan suyun içine 2 parça pamuğu koyup, pamuk suyu iyice çektikten sonra biraz sıkıp göz torbalarınızın üzerine bu pamukları koyun ve 10 dakika bu şekilde bekleyin.
2. BAKIM KREMLERİ
Eczanelerde satılan göz altı torbaları için günlük bakım kremlerini kullanabilirsiniz. Ancak bu göz altı torbaları için kullanacağınız kremleri sürerken dışarıdan içeri doğru sürmelisiniz.
3. DİĞER BİTKİSEL TEDAVİLER
Göz altı dokunuzu sıkıştırıp göz altı torbalarınızın oluşmasını engelleyen veya oluşmuş olan gözaltı torbalarınızı yok etmeye yarayan soğuk papatya çayı, soğuk siyah çay veya ufak buz kalıplarına dökülmüş ve dondurulmuş olan soda küpleri göz altı torbalarınıza koyduğunuzda gözaltı torbalarınız azalacaktır.